Şem ü Pervane hakkında bilgi veri misiniz?
Şem ü Pervane
Şem ü Pervane, tasavvufî aşkı anlatan alegorik ve sembolik bir mesnevidir.
Eserde Şem (mum), Allah’ı; Pervane (kelebek) ise âşıkı temsil eder.
Pervane, Şem’in ışığına hayran kalır ve ona kavuşmak için yanıp tutuşur.
Sonunda Şem’in alevlerine atılarak yok olur.
Bu olay, âşığın Allah’a kavuşmak için benliğini feda etmesi gerektiğini sembolize eder.
Edebî Tarihi
-
Şem ü Pervane hikâyesi ilk olarak Farsça yazılmış, ardından birçok dile çevrilmiştir.
-
Türk edebiyatında bu hikâyeyi anlatan en tanınmış eserler Zâtî ve Lâmiî Çelebi’ye aittir.
Zâtî’nin Şem ü Pervane’si
-
Yazılış yılı: 1485
-
Beyit sayısı: 3937
-
Eser, hikâyenin yanı sıra tasavvuf felsefesi hakkında da bilgiler içerir.
Lâmiî Çelebi’nin Şem ü Pervane’si
-
Yazılış yılı: 1532
-
Beyit sayısı: 2700
-
Zâtî’nin eserine göre daha sade bir dille yazılmıştır.
Edebî Önemi
Şem ü Pervane hikâyesi, Türk edebiyatında sıkça işlenen temalardan biridir.
Bu konu üzerine pek çok şiir, hikâye ve roman yazılmıştır.
Şem ü Pervane ile İlgili Deyim ve Atasözleri
-
Pervane gibi yanmak: Aşık olmak, sevdiği için büyük acı çekmek.
-
Şem’ine pervane olmak: Birini çok sevmek, ona hayran olmak.
-
Alev alev yanmak: Çok heyecanlanmak ya da öfkelenmek.
-
Yanan şem’e pervane durmaz: Güzel ve çekici birine herkes hayran olur.
Tasavvuftaki Anlamı
Tasavvufta:
-
Şem, Allah’ı;
-
Pervane, âşıkı temsil eder.
Pervane, Şem’in ışığına âşık olur ve sonunda alevlerine atılarak yok olur.
Bu, âşığın Allah’a ulaşmak için nefsini yok etmesi gerektiği anlamına gelir.
Pervanenin yanması, nefsin terbiye edilmesi ve benliğin yok edilmesi sürecini sembolize eder.
Nefs, insanın bencil arzularını temsil eder; âşık, Allah’a kavuşmak için bu engeli aşmak zorundadır.
Sonuç
Şem ü Pervane hikâyesi, tasavvuftaki aşk ve vuslat (kavuşma) kavramlarını anlatan en önemli sembolik anlatılardan biridir.
Pervanenin Şem’e doğru yanarak yok oluşu, âşığın Allah’a kavuşmak için geçmesi gereken manevi aşamaları sembolize eder.