65 Yaş Sınırı Siyasetçiye Neden Yok?

65 Yaş Sınırı Siyasetçiye Neden Yok?

Bir öğretmen, hekim, mühendis veya başka bir devlet memuru 65 yaşını doldurduğunda, görevini başarıyla sürdürüyor olsa bile genel kural gereğince emekliye ayrılmak zorunda. Buna karşılık ülkenin yasalarını yapan milletvekilleri ve yürütmenin başındaki Cumhurbaşkanı için herhangi bir üst yaş sınırı bulunmuyor. Peki kamu görevlisine uygulanan yaş ölçütü, çok daha büyük yetki ve sorumluluk taşıyan siyasal görevlerde neden uygulanmıyor?

Tartışmanın özeti: Devlet, memura “65 yaşından sonra görevine devam edemezsin” derken ülke yönetimine talip olan kişiye “Kaç yaşında olursan ol, aday olabilirsin” diyor. Bu farklılık hukuken açıklanabilir olsa da adalet, yeterlilik ve kuşaklar arası temsil bakımından tartışılmayı hak ediyor.

Temmuz 2026 yılı itibariyle TBMM’de 65 yaş ve üzerindeki milletvekili sayısı 89’dur.

  • 1960 ve daha önce doğanlar: 77
  • 1961 doğumlular: 12
  • Toplam: 89 milletvekili
  • Güncel 592 milletvekili içindeki oranı: yaklaşık %15

Ek not: 60 yaş üzeri milletvekili sayısı ise 201. Bu sayı, TBMM’deki güncel 592 milletvekilinin yaklaşık %34’üne karşılık geliyor.

Kaynak: 28. Dönem Resmî milletvekili albümü

İçindekiler

1. Memurlarda 65 yaş sınırı nedir?

2. Siyasetçilerde üst yaş sınırı var mı?

3. Memur ile seçilmiş siyasetçi arasındaki fark

4. Asıl çelişki nerede?

5. “Seçmen karar versin” demek yeterli mi?

6. Yaşlılık yetersizlik değildir

7. Nasıl bir düzenleme yapılabilir?

8. Sonuç: Yetki büyüdükçe ölçütler azalmalı mı?

9. Sık sorulan sorular

Memurlarda 65 yaş sınırı nedir?

Türkiye’de kamu görevlileri için genel yaş haddi 65’tir. 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 40. maddesi, iştirakçilerin görevleriyle ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddini 65 yaşın doldurulduğu tarih olarak belirler. Sosyal Güvenlik Kurumu da özel bir yaş haddi bulunmayan kamu görevlileri için genel sınırın 65 olduğunu açıkça belirtmektedir.

Bu nedenle bir memur, emeklilik için gerekli hizmet süresini daha önce tamamlamış olsa bile isterse 65 yaşına kadar görevini sürdürebilir; fakat 65 yaşından sonra genel kural olarak görevine devam edemez. Üniversite öğretim üyeleri, askerî personel ve bazı özel görevler için farklı hükümler bulunabildiğinden, 65 yaş sınırı bütün kamu görevleri bakımından istisnasız değildir.

Siyasetçilerde üst yaş sınırı var mı?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 76. maddesine göre 18 yaşını dolduran ve maddede belirtilen diğer şartları taşıyan her Türk vatandaşı milletvekili seçilebilir. Anayasa bir alt yaş sınırı koymuş, ancak milletvekilliği için herhangi bir üst yaş sınırı belirlememiştir.

Cumhurbaşkanlığı için de benzer bir durum vardır. Anayasa’nın 101. maddesi; Cumhurbaşkanı adayının 40 yaşını doldurmuş, yükseköğrenim (en az lisans, 4 yıllık fakülte diploması) yapmış ve milletvekili seçilme yeterliliğine sahip bir Türk vatandaşı olmasını şart koşar. Fakat burada da üst yaş sınırı yoktur.

Görev Alt yaş Üst yaş Temel dayanak
Genel devlet memuriyeti Göreve giriş hükümlerine göre değişebilir Genel olarak 65 5434 sayılı Kanun, madde 40
Milletvekilliği 18 Yok Anayasa, madde 76
Cumhurbaşkanlığı 40 Yok Anayasa, madde 101

Burada önemli bir ayrım yapılmalıdır: Siyasetçiler için üst yaş sınırının bulunmaması, görev sürelerinin sınırsız olduğu anlamına gelmez. Seçimler belirli dönemlerde yapılır; Cumhurbaşkanlığı için ayrıca seçilme sayısına ilişkin anayasal sınır vardır. Tartışılan konu görev süresi değil, bir kişinin kaç yaşına kadar aday olabileceğidir.

Memur ile seçilmiş siyasetçi arasındaki fark

Bu farklılığın hukuki bir açıklaması vardır. Memuriyet, devletle kurulan profesyonel ve idari bir çalışma ilişkisidir. Yaş haddi; personel planlaması, emeklilik sistemi, kadro yenilenmesi ve kamu hizmetinin sürekliliği gibi gerekçelere dayandırılır.

Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı ise seçimle kazanılan siyasal görevlerdir. Bu görevlerin meşruiyeti atamadan değil, seçmenin oyundan doğar. Bu nedenle hukuk, adayın üst yaşına karar vermek yerine tercihi seçmene bırakmaktadır.

Fakat bir farklılığın hukuken açıklanabiliyor olması, onun adil ve tartışılmaz olduğu anlamına gelmez. Tam tersine şu soruyu daha görünür kılar: Devletin sıradan işleyişini yürüten kişiye uygulanan yeterlilik ve yenilenme ölçütleri, devletin geleceğine karar veren kişiler için neden hiç aranmaz?

Asıl çelişki nerede?

1. Yetki arttıkça yaş ölçütünün ortadan kalkması

Bir öğretmenin sınıfta ders vermesi, bir hekimin hastasını muayene etmesi veya bir mühendisin teknik görevini sürdürmesi 65 yaşla sınırlandırılıyor. Buna karşılık bütçeyi, eğitimi, sağlığı, güvenliği ve milyonlarca insanın geleceğini ilgilendiren kararları alan siyasetçiler için hiçbir üst yaş sınırı bulunmuyor.

Başka bir ifadeyle, yetkisi daha sınırlı olan kamu görevlisinin yaşı denetlenirken yetkisi çok daha büyük olan siyasal karar vericinin yaşı tamamen seçime bırakılıyor. Tartışmanın en çarpıcı tarafı budur.

2. Memura toplu ölçüt, siyasetçiye sınırsız takdir

65 yaşındaki her memurun çalışma gücü, sağlığı ve verimliliği aynı değildir. Buna rağmen kanun bireysel durumu değil, genel yaş haddini esas alır. Siyaset alanında ise 70, 80 veya daha ileri yaştaki bir adayın görev yeterliliği konusunda herhangi bir yasal üst sınır yoktur.

Devlet, 65 yaşındaki memura yalnızca takvim yaşına bakarak “artık görevini sürdüremezsin” diyorsa, ülkenin en ağır sorumluluklarını üstlenecek kişiler bakımından yaş ve görev yeterliliği tartışmasını bütünüyle görmezden gelebilir mi?

3. Kuşaklar arası temsil sorunu

Siyaset yalnızca tecrübeye değil, toplumdaki değişimi okuyabilme yeteneğine de ihtiyaç duyar. Teknoloji, eğitim, çalışma hayatı, çevre ve gençlerin gelecek kaygıları hızla değişirken karar mekanizmalarının sürekli aynı kuşakların elinde kalması temsil sorununa yol açabilir.

Tecrübe elbette değerlidir; ancak tecrübenin kurumsal yenilenmenin önünü kapatan kalıcı bir ayrıcalığa dönüşmemesi gerekir. Gençlerin yalnızca oy veren değil, karar alan kişiler olarak da sistemde yer bulabilmesi demokrasinin canlılığı açısından önemlidir.

“Seçmen karar versin” demek yeterli mi?

Üst yaş sınırına karşı en güçlü görüş şudur: Demokratik bir sistemde kimin görev yapacağına kanun değil, seçmen karar vermelidir. Bir kişi zihinsel ve fiziksel olarak görevini yapabilecek durumdaysa yalnızca yaşı nedeniyle adaylıktan mahrum bırakılmamalıdır.

Bu görüş önemlidir; fakat tek başına bütün sorunu çözmez. Çünkü seçmen, önüne gelen bütün vatandaşlar arasından değil, siyasi partiler ve adaylık mekanizmaları tarafından belirlenen seçenekler arasından tercih yapar. Milletvekili aday listelerinin hazırlanmasında seçmenin doğrudan etkisi sınırlı olabilir. Parti içi demokrasi ve aday belirleme süreçleri yeterince açık değilse “Seçmen zaten karar verir” savunması eksik kalır.

Ayrıca demokratik sistemler seçmene rağmen değil, seçmenin sağlıklı karar verebilmesi için kurallar koyar. Adaylık şartları, görev süreleri ve seçilme yeterlilikleri zaten bunun örnekleridir. Dolayısıyla üst yaş sınırının tartışılması demokrasiye karşı çıkmak değil, demokratik temsilin ölçütlerini sorgulamaktır.

Yaşlılık yetersizlik değildir

Bu tartışma yaşlı insanları değersizleştiren bir noktaya taşınmamalıdır. İleri yaş, tek başına zihinsel yetersizlik veya görev yapamama anlamına gelmez. Çok sayıda insan ileri yaşlarında bilgi, birikim ve muhakeme gücüyle topluma önemli katkılar sunmaktadır. Aynı şekilde genç olmak da kendiliğinden liyakat ve başarı sağlamaz.

Asıl eleştirilmesi gereken yaşlı bireyler değil, iki farklı kamu sorumluluğuna iki zıt ölçü uygulayan sistemdir. Eğer 65 yaş genel memuriyet için kesin bir sınır kabul ediliyorsa bunun gerekçesi açık biçimde anlatılmalıdır. Eğer bireysel yeterlilik takvim yaşından daha önemliyse bu yaklaşım yalnız siyasetçiler için değil, görevini başarıyla sürdürebilen memurlar için de düşünülmelidir.

Nasıl bir düzenleme yapılabilir?

Çözümün mutlaka bütün siyasetçilere 65 yaş sınırı koymak olması gerekmez. Konu, yaş ayrımcılığına düşmeden ve demokratik seçme hakkını zedelemeden farklı seçeneklerle tartışılabilir:

  • Milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı için makul bir üst yaş sınırı belirlenmesi,

  • Belirli bir yaşın üzerindeki adaylar için görevi sürdürmeye engel bir durum bulunmadığını gösteren tarafsız ve güvenilir sağlık değerlendirmesi aranması,

  • Adayların görev yeterliliğine ilişkin sağlık bilgilerinin özel hayatı ihlal etmeyecek ölçüde şeffaflaştırılması,

  • Siyasi partilerin aday listelerinde gençlere ve farklı kuşaklara gerçekçi oranlarda yer vermesi,

  • Parti içi demokrasi güçlendirilerek adayların yalnızca merkez yönetimlerce değil, üyelerin daha geniş katılımıyla belirlenmesi,

  • Yaş haddinin yalnız memurlar yönünden değil, görev yeterliliğini esas alan daha esnek modeller bakımından da yeniden değerlendirilmesi.

Sağlık değerlendirmesi gibi yöntemlerin siyasi baskı aracına dönüştürülmemesi için bağımsızlık, nesnellik ve kişisel verilerin korunması konusunda çok güçlü güvenceler gerekir. Bu nedenle yapılacak her düzenleme aceleyle değil; hukukçuların, hekimlerin, kamu çalışanlarının ve toplumun katıldığı açık bir tartışmayla hazırlanmalıdır.

Sonuç: Yetki büyüdükçe ölçütler azalmalı mı?

Bugünkü sistemin ortaya çıkardığı tablo açıktır: Genel kurala tabi bir memur 65 yaşını doldurduğunda görevinden ayrılmak zorundadır; fakat bir kişi çok daha ileri bir yaşta milletvekili veya Cumhurbaşkanı adayı olabilir. Bunun hukuki nedeni, birinin kamu personeli, diğerinin seçilmiş siyasal görevli olmasıdır. Ancak bu açıklama, adalet tartışmasını sona erdirmez.

Bir ülkede en ağır sorumluluğu taşıyan makamlar, en az ölçüte tabi makamlar olmamalıdır. Tecrübe ile yenilenme, seçme hakkı ile görev yeterliliği, yaş ayrımcılığı ile kamu yararı arasında dengeli bir sistem kurulmalıdır.

Belki de soruyu şöyle sormak gerekir: Memur için 65 yaş kesin bir sınırsa siyasetçi neden bu sınırın bütünüyle dışında tutuluyor? Yok, eğer yaş tek başına yeterliliği göstermiyorsa, görevini başarıyla sürdüren memurlar neden yalnızca doğum tarihlerine bakılarak zorunlu emekliye ayrılıyor?

Söz sizde

Sizce milletvekilleri ve Cumhurbaşkanı adayları için bir üst yaş sınırı getirilmeli mi? Böyle bir sınır 65, 70 veya 75 yaş mı olmalı; yoksa karar tamamen seçmene mi bırakılmalı? Görüşünüzü gerekçesiyle yorum bölümünde paylaşabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Türkiye’de memurlar en fazla kaç yaşına kadar çalışabilir?

Özel kanunlardaki istisnalar dışında kamu görevlileri için genel yaş haddi 65’tir. Memurun görevle ilişiğinin kesilmesini gerektiren tarih, 65 yaşını doldurduğu tarihtir.

Milletvekilleri için üst yaş sınırı var mı?

Hayır. Anayasa milletvekili seçilebilmek için 18 yaşını doldurmuş olmayı şart koşar; ancak üst yaş sınırı belirlemez.

Cumhurbaşkanı olmak için üst yaş sınırı var mı?

Hayır. Cumhurbaşkanı adayı için 40 yaşını doldurmuş olma şartı vardır, fakat üst yaş sınırı yoktur. Bununla birlikte Cumhurbaşkanlığının görev süresi ve kaç defa seçilebileceği Anayasa’da ayrıca düzenlenmiştir.

65 yaş sınırı bütün kamu görevlileri için aynı mı?

Hayır. Üniversite öğretim üyeleri, askerî personel ve özel kanunlara tabi bazı görevler bakımından farklı yaş hadleri bulunabilir. 65 yaş, özel yaş haddi bulunmayan kamu görevlileri için genel kuraldır.

Siyasetçilere üst yaş sınırı getirilmesi için kanun yeterli olur mu?

Milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçilme yeterlilikleri Anayasa’da düzenlendiği için bu görevlere ilişkin bir üst yaş sınırı getirilmesi anayasa değişikliği gerektirir.


Kaynaklar

İlgili içerikler

Not: Bu metin, yürürlükteki mevzuata ilişkin bilgi ile kamusal bir mesele hakkındaki eleştirel görüşleri birlikte içeren bir tartışma yazısıdır.