Bir şiiri betimleme paragrafı olarak düzenleme

Bir şiiri betimleme paragrafı olarak düzenleme

Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan bir şeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.

Nazım Hikmet

Nazım Hikmet’in “Seviyorum Seni” şiirinden esinlenerek yazılmış sanatsal bir betimleme paragrafı:


Nazım Hikmet’in bu dizelerinde aşk, gündelik yaşamın en sade anlarından süzülerek büyülü bir duyguya dönüşür. Sevgi, ekmeği tuza banıp yercesine doğal, içten ve vazgeçilmezdir; susuzluğunu gidermek için gece karanlığında musluğa eğilen bir insanın huzurla karışık ihtiyaç anı gibidir. Şair, sevdiğini düşünürken, neyle karşılaşacağını bilmeden bir posta paketini açan insanın telaşını, sevincini ve kuşkusunu taşır içinde. Bu sevgi, ilk kez denizin üzerinden uçarak geçmenin içi kıpır kıpır eden heyecanıyla birleşir; İstanbul akşamlarının yumuşak karanlığında içten içe titreşen bir duygunun zarif yankısıdır. Sonunda, yaşamın tüm ağırlığına rağmen dudaklarından dökülen bir “çok şükür” gibi sade ama derin bir teslimiyetle sevmenin anlamını fısıldar dizeler.


Nazım Hikmet’in “Herkes Gibisin” şiiri

Herkes Gibisin

Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.

Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.

Nazım Hikmet


Betimleme paragrafı:

Nazım Hikmet’in bu şiirinde aşkın büyüsü yavaş yavaş sönmüş, yerini sessiz bir kabulleniş almıştır. Şair, sevdiğini bir zamanlar büyüleyen o özel varlık olmaktan çıkarır; artık o, sihirli bir nefes değil, sıradan bir soluk gibidir. Kalbinin derinliklerinde bir zamanlar yankılanan sevda, şimdi boşluğa karışan bir sesin silik yankısına dönüşmüştür. Geçmişin sevda yeminleri hatıraların sisinde kaybolmuş, aşkın izleri zamana yenik düşmüştür. Şair, kalbinde ne bir öfke ne bir kin kaldığını söylerken, duygularının sükûnete kavuştuğunu dile getirir. Artık sevilen kişi, özel olmaktan çıkmış, kalabalığın içinde kaybolmuş, herkes gibi biri olmuştur. Bu dizelerde aşkın bitişi bir fırtınayla değil, sessiz ve ağır bir unutuluşun zarif hüznüyle anlatılır.