“İtibardan tasarruf olmaz” ne demektir?
“itibardan tasarruf olmaz” ifadesi, “devletin veya bir kurumun saygınlığından, prestijinden kısma yapılamaz” anlamına gelir.
Genellikle kamu kurumları veya yöneticiler tarafından, gösterişli harcamaların veya lüks giderlerin meşrulaştırılması amacıyla kullanılır.
Kelime anlamı
-
İtibar: Saygınlık, prestij, toplum nezdinde değerli olma durumu.
-
Tasarruf: Harcamalarda kısıtlama, ekonomik davranma.
Dolayısıyla kelime kelime çevirirsek: “Saygınlıktan kısıt yapılmaz.”
Kullanım bağlamı
Bu söz genellikle devletin temsil giderleri, protokol masrafları, lüks araçlar veya konaklama gibi konularda geçer.
Örneğin:
“Cumhurbaşkanlığı için alınan yeni makam araçları eleştirilince, yetkililer ‘İtibardan tasarruf olmaz’ dedi.”
Burada amaç, devletin saygınlığını korumak için bazı harcamaların gerekli olduğu iddiasıdır.
Eleştirel bakış
Birçok kişi bu sözü eleştirir, çünkü itibarın gösterişle değil, adalet, liyakat ve halkın refahı ile sağlanacağı görüşündedir.
Bu nedenle, ifade çoğu zaman ironik veya eleştirel biçimde kullanılır:
“Vatandaş geçinemiyor, olsun; esas olan itibar ve itibardan da tasarruf olmaz!”
Tarihçesi
“İtibardan tasarruf olmaz” sözünün tarihçesine ve kim tarafından popülerleştirildiğine bakalım:
1. Kökeni ve ilk kullanımı
Bu ifade Türkçede eski bir deyim değildir; halk arasında ya da klasik Osmanlı edebiyatında geçmez.
Modern bir siyasal söylem olarak, ilk kez 2010’lu yıllarda Türkiye’de gündeme gelmiştir.
İfadenin en bilinen ve yaygınlaşmasına neden olan kişi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Yaklaşık olarak 2014–2015 yıllarında, özellikle Cumhurbaşkanlığı Sarayı (Beştepe Külliyesi) ile ilgili tartışmalar sırasında kullanılmıştır.
2. Bağlam: Cumhurbaşkanlığı Sarayı tartışmaları
2014’te Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin (Beştepe Sarayı) inşası kamuoyunda yüksek maliyetleri nedeniyle tartışma konusu olmuştu.
Erdoğan, gelen eleştiriler üzerine şu ifadeyi kullanmıştır:
“İtibardan tasarruf olmaz. Bu milletin, bu devletin itibarını temsil ediyoruz.”
Bu sözle, devletin büyüklüğünü ve saygınlığını gösterecek temsil harcamalarının kısılmaması gerektiğini savunmuştur.
Maliyeti:
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin (Ankara’daki “Beştepe Sarayı”) yapım maliyeti olarak farklı rakamlar verilmiş durumda:
2013-2014 verilerine göre;
-
Resmî olarak açıklanan maliyet: 1 milyar 370 milyon TL olarak ifade edilmiştir.
-
Muhalefet ve bazı medya kaynakları bu rakamın gerçeği tam yansıtmadığını, toplam maliyetin 4 milyar 856 milyon TL (115 milyon ABD doları) civarında olduğunu iddia etmektedir.
-
1150 odalı Saray’ın aylık giderleri 33,6 milyon ABD doları (Kasım 2025, 1 milyar 410 milyon TL.) iddia edilmektedir.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi (Beştepe Sarayı) ile ilgili olarak yıllar içerisindeki işletme ve bütçe harcamalarına dair bazı bilgiler şöyle:
Bilinen giderler
-
2022 yılı için bütçe gideri yaklaşık 5 milyar 669 milyon TL olarak açıklandı.
-
2023 yılı gideri yaklaşık 7 milyar 858 milyon TL olarak bildirildi.
-
2024 başlangıç ödeneği 12 milyar 284 milyon TL.
-
2025 yılı için teklif edilen bütçe yaklaşık 16 milyar 928 milyon TL düzeyinde.
-
2025 yılı bakım-işletme giderleriyle ilgili bir kaynakta yıllık işletme-bakım giderinin yaklaşık 2,4 milyar TL olduğu tahmini veriliyor.
Resmiyet durumu
Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın bütçesi, doğrudan Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı için Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi içinde yer alır.
Bu bütçe teklifi her yıl TBMM’ye sunulur ve Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer. Dolayısıyla yıllık toplam ödenek (örneğin 2025 yılı için 16 milyar 928 milyon TL) resmî ve halka açık bir veridir.
Ancak dikkat: Bu bütçede aylık harcama detayları (örneğin “Sarayın 2025 Kasım ayı gideri şu kadar TL”) resmî olarak açıklanmaz. Dolayısıyla “aylık gider” hesabı resmi değildir; bu, yıllık bütçenin 12 aya bölünmesiyle yapılan yaklaşık bir tahmindir.
“Cumhurbaşkanlığı bütçesi nereye harcanıyor?”
Bu konu resmî belgelerde kısmen açıklanır, ancak detaylı kalem kalem harcama dökümleri kamuya tam olarak açık değildir.
1. Bütçeden kim sorumlu?
Cumhurbaşkanlığı bütçesinin idaresinden “Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı” sorumludur.
Bu kurum, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren en üst düzey idari ve mali yapıdır.
-
Kurumun başındaki kişi: Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı, yani Cumhurbaşkanı’nın “en üst düzey bürokratı” konumundadır.
-
Bu görevi 18 Temmuz 2024’e kadar Metin Kıratlı yürüttü (şu an AYM üyesidir); 18 Temmuz 2024 yılından itibaren de Hakkı Susmaz yürütmektedir.
-
Başkan, doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı çalışır ve bakanlarla eşdeğer statüye sahiptir.
2. Bütçenin hazırlanması ve harcanması süreci
Cumhurbaşkanlığı bütçesi şu adımlarla yönetilir:
-
Hazırlık:
Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı, bağlı ofislerin ve birimlerin (örneğin İletişim Başkanlığı, Dijital Dönüşüm Ofisi vb.) taleplerini toplar. Bu talepler, Strateji ve Bütçe Başkanlığı (Cumhurbaşkanlığına bağlı ayrı bir kurum) tarafından değerlendirilir. -
Onay:
Toplanan bütçe teklifi, Cumhurbaşkanı’nın onayıyla TBMM’ye sunulur.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülür, ardından Meclis Genel Kurulu tarafından kabul edilirse Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer. -
Harcamalar:
-
Bütçe yürürlükteyken tüm ödemeler, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Mali Hizmetler Dairesi tarafından yapılır.
-
Harcamalar, Cumhurbaşkanı adına ve yetkisiyle gerçekleştirilir.
-
Resmî kaynaklar
Bu veriler genel olarak şu belgelerde yer alır:
3. Sonraki yıllarda kullanım
Bu ifade daha sonra:
-
Resmî araçlar, uçaklar, protokol binaları, lüks toplantılar gibi konularda,
-
Hem devlet yetkilileri tarafından savunma amacıyla,
-
Hem de muhalifler tarafından eleştiri veya ironiyle kullanılarak,
Türk siyasi dilinde kalıplaşmış bir söz haline gelmiştir.
4. Günümüzde anlam kayması
Başlangıçta “devletin itibarını koruma” anlamında savunulan bu söz, zamanla:
-
Kamu kaynaklarının israfı eleştirilerinde,
-
Halkın ekonomik sıkıntılarına karşı duyarsızlık vurgularında,
ironik biçimde kullanılmaya başlanmıştır.