San'at şiirin anlamı

Faruk Nafiz Çamlıbel’in “Sanat” adlı şiirindeki anlam …

SANAT

Yalnız senin gezdiğin bahçede açmaz çiçek,
Bizim diyarımız da binbir baharı saklar!
Kolumuzdan tutarak sen istersen bizi çek,
İncinir düz caddede dağda gezen ayaklar.

Sen kubbesinde ince bir mozayik arar da,
Gezersin kırk asırlık bir mabedin içini.
Bizi sarsar bir sülüs yazı görsek duvarda,
Bize heyecan verir bir parça yeşil çini.

Sen raksına dalarken için titrer derinden,
Çiçekli bir sahnede bir beyaz kelebeğin;
Bizim de kalbimizi kımıldatır yerinden,
Toprağa diz vuruşu dağ gibi bir zeybeğin.

Fırtınayı andıran orkestra sesleri,
Bir ürperiş getirir senin sinirlerine;
Istırap çekenlerin acıklı nefesleri,
Bizde geçer en hazin bir musiki yerine!

Sen anlayan bir gözle süzersin uzun uzun,
Yabancı bir şehirde bir kadın heykelini;
Biz duyarız en büyük zevkini ruhumuzun,
Görünce bir köylünün kıvrılmayan belini.

Başka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken,
Söylenmemiş bir masal gibi Anadolumuz.
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken,
Sana uğurlar olsun.. Ayrılıyor yolumuz!

Faruk Nafiz Çamlıbel
( 1898 - 1973 )
Han Duvarları, S. 91

Faruk Nafiz Çamlıbel – “Sanat” Şiiri İncelemesi

Kişi Kadrosu / Tipler

  • “Biz”: Anadolu’ya ve Anadolu insanına samimiyetle yaklaşan, yerli ve millî değerleri savunan aydın tipidir.

  • “Sen”: Batıcı, kozmopolit bir anlayışı temsil eden; Anadolu insanına yabancılaşmış, kendi kültürünü ihmal eden ve hatta istismar eden dejenere aydın tipidir.


Tema

  • Türk aydınının ve sanatçısının yabancı kaynaklara değil, millî değerlere yönelmesi gerekliliği,

  • Sanatın yalnızca Batı’ya özgü olmadığını; Anadolu’nun da zengin bir sanat ve kültür kaynağı olduğunu vurgulama,

  • Anadolu’nun ve Anadolu insanının ihmal edilmesi ve istismar edilmesi,

  • Batılı sanat yapıtlarına duyulan aşırı hayranlık,

  • Öz değerlerden uzaklaşma ve buna bağlı dejenere olma,

  • Kimlik sorunsalı.


Düşünce

Şair, Anadolu’nun kültür ve sanat açısından son derece değerli bir coğrafya olduğunu savunur. Anadolu insanı da bu zenginliği taşıyan bir figür olarak öne çıkar.
Buna karşılık, Batı hayranlığıyla kendi değerlerini reddeden ve yabancılaşan aydınlara eleştirel bir tavır sergiler. Şiir, sezgici ve idealist bir yaklaşım taşır.


Duygu

Şiirde düşünce boyutu ön plandadır. Ancak bu düşüncenin altında millî bir sanat ve edebiyatın filizleneceğine dair umut ve beklenti de hissedilir.
Anadolu’nun özünü tanımayan, ona sırt çeviren aydınlara karşı tepki duygusu yoğundur.


İmge – Simge

Şiirde yer alan imgeler, iki karşıt dünyanın sembollerini yansıtır:

  • Millî değerleri temsil eden imgeler: Anadolu, bahar, bahçe, çiçek, bizim diyarımız, dağ, mabet, gezen ayaklar, dağ gibi zeybek, toprak, yeşil çini, sülüs yazı, köylünün kıvrılmayan beli.

  • Yabancılaşmayı temsil eden imgeler: düz cadde, mozaik, raks, beyaz kelebek, fırtına, orkestra sesleri, yabancı şehir, kadın heykeli.