Şiirdeki söz sanatlarını bulabilir misiniz?

Kullanırsın kanatsızca rüzgarı
Kürekle mi yaptın sen bu dağları
Ne yapıp da öldürürsün sağları
Can verip alırsın sen cancı mısın

Sekiz cennet yaptın sen Adem için
Adın büyük bağışla anın suçun
Ademi cennetten çıkardın niçün
Buğday nene lazım harmancı mısın

Bir iken bin ettin kendi adını
Görmedim senin gibi iş üstadını
Yeşertirsin kurutursun odunu
Sen bağçevan mısın ormancı mısın


AZMÎ (Azmî Baba)- 16. yüzyıl tekke şairi

Şiirin tamamı şöyle:

Şathiye

Yeri göğü ins ü cinni yarattın
Sen ey mimar başı eyvancı mısın
Ayı günü çarhı burcu var ettin
Ey mekân sahibi rahşancı mısın

Denizleri yarattın sen kapaksız
Süları yürüttün elsiz ayaksız
Yerleri temelsiz göğü direksiz
Durdurursun aceb iskancı mısın

Kullanırsın kanatsızca rüzgarı
Kürekle mi yaptın sen bu dağları
Ne yapıp da öldürürsün sağları
Can verib alırsın sen cancı mısın

Sekiz cennet yaptın sen âdem içün
Adın büyük bağışla anın suçun
Âdemi cennetten çıkardın niçün
Buğday nene lazım harmancı mısın

Bir iken bin ettin kendi adını
Görmedim sen gibi iş üstadını
Yaşadırsın kurudursun odunu
Sen bahçevan mısın ormancı mısın

Cibril’e perde altında söylerdin
İnip Beytullah’a kendin dinlerdin
Bu ateşi cehennemi neylerdin
Hamamın mı var ya külhancı mısın

Hafâya çekilip seyrana durdun
Aklı yetmezlerin aklını vurdun
Kıldan ince köprü yaptın da kurdun
Akar suyun mu var bostancı mısın

Bu kışlara bedel bu yazı yaptın
Evvel bahara karşı güzü yaptın
Mizanı iki göz terazi yaptın
Bakkal mısın yoksa dükkâncı mısın

Kazanlarda katranların kaynarmış
Yer altında balıkların oynarmış
On bu dünya kadar ejderhan varmış
Şerbet mi satarsın yılancı mısın

Esirci misin koydun cehenneme Arap
Hoca mısın okur yazarsın kitap
Aslın kâtip midir görürsün hesap
İntisabın mı var yok hancı mısın

Yüz bin cehennemin olsa korkman birinden
Rahman ismi nâzil değil mi senden
Gaffar üz-zünûb’um demedin mi sen
Affet günahımı yalancı mısın

Beni affeylesen düşer mi şandan
Ne dökülür ne eksilir haznenden
Şahlar bile geçer böyle isyandan
Affetsen olmaz mı noksancı mısın

Şanına düşer mi noksan görürsün
Her gönülde oturursun yürürsün
Bunca canı alıp yine verirsin
Götürüp getiren kervancı mısın

Bilirsin ben kulum sen sultanımsın
Kalbde zikrim dilde tercemânımsın
Sen benim canımda can mihribanımsın
Gönlümün yarısın yabancı mısın

Beli delil eyler kendin söylersin
İçerden Azmî’yi Pazar eylersin
Yücelerden yüce seyrân eylersin
İşin seyran kendin seyrancı mısın

AZMÎ (Azmî Baba)- 16. yüzyıl tekke şairi

Koca, Turgut (1990). Bektaşi Şairleri ve Nefesleri. İstanbul: Naci Kasım İstanbul Maarif Kitaphanesi ve Matbaası. 185-186.

Azmî Baba’nın “Şathiye” adlı bu şiiri 16. yüzyıl tekke edebiyatının önemli örneklerinden biridir. Şiirde hem tasavvufi hem de mizahi / alaycı bir dil kullanılmıştır. “Şathiye” türü zaten Tanrı’ya sanki sıradan bir insanmış gibi şakacı ve alaycı bir dille seslenme şiiridir. Bu nedenle birçok söz sanatı içerir.

Aşağıda şiirde görülen başlıca söz sanatlarını madde madde açıkladım :backhand_index_pointing_down:


:feather: 1. Teşbih (Benzetme)

Şair Allah’a seslenirken O’nu çeşitli mesleklere benzetmektedir:

  • “Eyvancı mısın”

  • “İskancı mısın”

  • “Cancı mısın”

  • “Harmancı mısın”

  • “Ormancı mısın”

  • “Bakkal mısın”

  • “Yılancı mısın”

  • “Hancı mısın”

  • “Kervancı mısın” …

:pushpin: Burada amaç Tanrı’yı küçümsemek değil, mizahi ve sarsıcı bir anlatımla yaratıcı kudretin büyüklüğünü vurgulamaktır.
:backhand_index_pointing_right: Bu doğrudan bir teşbihtir.


:speaking_head: 2. İstifham (Soru Sorma)

Her dörtlüğün son dizesi “… mısın?” biçiminde bir soru cümlesiyle biter.
Örn:

  • “Ey mekân sahibi rahşancı mısın”

  • “Can verib alırsın sen cancı mısın”

:pushpin: Burada soruların gerçek bir cevabı yoktur; etkiyi güçlendirmek ve vurgu yapmak için kullanılmıştır.
:backhand_index_pointing_right: Bu bir edebî istifhamdır.


:dove: 3. Teşhis (Kişileştirme) ve İntak (Konuşturma)

Şair, doğa olaylarını ve kozmik unsurları insan gibi davranan varlıklara dönüştürür:

  • “Denizleri yarattın sen kapaksız”

  • “Kıldan ince köprü yaptın da kurdun”

  • “Kazanlarda katranların kaynarmış”

:pushpin: Burada doğaya insani özellikler yüklenmiştir.
:backhand_index_pointing_right: Bu teşhis sanatıdır.


:counterclockwise_arrows_button: 4. Tecahül-i Arif (Bilmezlikten Gelme)

Şair Allah’ın gücünü elbette bilir; fakat sanki bilmiyormuş gibi alaycı bir dille sorular sorar:

  • “Bakkal mısın yoksa dükkâncı mısın?”

  • “Hamamın mı var ya külhancı mısın?”

  • “Şerbet mi satarsın yılancı mısın?”

:pushpin: Bu bilmezlikten gelme, şathiyenin karakteristik özelliğidir.
:backhand_index_pointing_right: Bu bir tecahül-i arif örneğidir.


:herb: 5. Mübalağa (Abartma)

  • “Yüz bin cehennemin olsa korkman birinden”

  • “On bu dünya kadar ejderhan varmış”

:pushpin: Burada sayılar abartılı verilerek Tanrı’nın gücü vurgulanır.
:backhand_index_pointing_right: Bu mübalağa sanatıdır.


:mirror: 6. Tariz (İğneleme / Alay)

  • “Hamamın mı var ya külhancı mısın”

  • “Bakkal mısın yoksa dükkâncı mısın”

:pushpin: Bu sorular alaycı bir üslupla Tanrı’ya yöneltilmiştir. Tariz, doğrudan söylemeyip tersinden anlam yükleme sanatıdır.


:dove: 7. Tezat (Zıtlık)

  • “Ne yapıp da öldürürsün sağları / Can verib alırsın sen cancı mısın”

  • “Yaşadırsın kurudursun odunu”

:pushpin: Yaşatmak–öldürmek, vermek–almak gibi zıt anlamlı fiillerin kullanımı şiire etki ve derinlik katmıştır.


:ringed_planet: 8. Kinaye (Gerçek anlamın ötesine işaret)

  • “Kıldan ince köprü” → Cehennem köprüsüne (Sırat) kinayedir.

  • “Sekiz cennet” → İslam inancındaki cennet tasavvuruna göndermedir.

:pushpin: Burada kelimeler hem gerçek hem de daha derin bir anlam taşır.
:backhand_index_pointing_right: Bu kinaye sanatıdır.


:pushpin: Genel Değerlendirme

Söz sanatı Örnek dizeler Etki
Teşbih “Bakkal mısın yoksa dükkâncı mısın” Mizahi ve çarpıcı anlatım
İstifham “Ey mekân sahibi rahşancı mısın” Vurgu ve dikkat çekme
Teşhis – İntak “Denizleri yarattın sen kapaksız” Doğaya canlılık katma
Tecahül-i Arif “Hamamın mı var ya külhancı mısın” Alaylı bir söylem
Mübalağa “Yüz bin cehennemin olsa korkman birinden” Gücü abartarak vurgulama
Tariz “Bakkal mısın yoksa dükkâncı mısın” İroni yaratma
Tezat “Yaşadırsın kurudursun odunu” Zıtlıkla dikkat çekme
Kinaye “Kıldan ince köprü” İnanca gönderme

:sparkles: Sonuç

Azmî Baba’nın “Şathiye” adlı bu şiiri, hem tasavvufi mesajlar hem de alaycı bir üslup barındırır. Bu nedenle şathiye türünün klasik bir örneği sayılır.
Şiirde özellikle istifham, teşbih, tecahül-i arif ve tariz sanatları belirgindir.