“İnsanlıktan ümit kesmedim fakat insana güvenmiyorum. Bir kere bağları çözüldü mü; o kadar değişiyor, o kadar kurulmuş makine oluyor ki… Bir de bakıyorsun, o sağır ve duygusuz tabiat kuvvetlerine benzemiş… Harbin, ihtilâlin korkunç tarafı asırlarca gayretle, terbiye ile, kültürle yendik sandığımız bu kaba kudreti birdenbire başıboş bırakmasıdır.
Neticede ben insanı seviyorum. Onun şartlarıyla dövüşme kudretini seviyorum. Kaderini bile bile hayatı yüklenmesini, o cesareti seviyorum. Hangimiz yıldızlı bir gecede kâinatı bütün ağırlığıyla sırtımızda taşımayız. Hiçbir şey insanoğlunun cesareti kadar güzel olamaz. Şair olsaydım tek bir manzume yazardım; büyük bir destan. İki ayağı üstüne kalkan ilk ceddimizden bugüne kadar insanlığın macerasını anlatırdım. İlk düşünceler, ilk korkular, ilk sevgi, kâinatı gittikçe ihata eden, kendi danışı, tabiata izafe ettiğimiz bir yığın zenginlikler… Evet, tek bir manzume yazardım. İnsanı taganni etmek istiyorum derdim; maddeyi uykusundan uyandıran ve kâinata kendi ruhunu geçireni taganni edeceğim. Ey bütün büyüklüğü ihata eden lisan! Sen bana yardım et!”
“Huzur” - Ahmet Hamdi Tanpınar
Yukarıdaki metinde geçen dil, söz, sembol, imaj ve bağlam içeren sözcükleri belirtiniz. Belirttiğiniz kelimelerin neden dil, söz, sembol, imaj veya bağlam olduğunu açıklayınız.
Yukarıdaki metinde geçen dil, söz, sembol, imaj ve bağlam içeren sözcükler şunlardır:
Dil: “İnsanlıktan ümit kesmedim fakat insana güvenmiyorum.”
Söz: “Bir kere bağları çözüldü mü; o kadar değişiyor, o kadar kurulmuş makine oluyor ki…”
Sembol: “Bir de bakıyorsun, o sağır ve duygusuz tabiat kuvvetlerine benzemiş…”
İmaj: “Harbin, ihtilâlin korkunç tarafı asırlarca gayretle, terbiye ile, kültürle yendik sandığımız bu kaba kudreti birdenbire başıboş bırakmasıdır.”
Bağlam: “Neticede ben insanı seviyorum. Onun şartlarıyla dövüşme kudretini seviyorum. Kaderini bile bile hayatı yüklenmesini, o cesareti seviyorum. Hangimiz yıldızlı bir gecede kâinatı bütün ağırlığıyla sırtımızda taşımayız. Hiçbir şey insanoğlunun cesareti kadar güzel olamaz. Şair olsaydım tek bir manzume yazardım; büyük bir destan. İki ayağı üstüne kalkan ilk ceddimizden bugüne kadar insanlığın macerasını anlatırdım. İlk düşünceler, ilk korkular, ilk sevgi, kâinatı gittikçe ihata eden, kendi danışı, tabiata izafe ettiğimiz bir yığın zenginlikler… Evet, tek bir manzume yazardım. İnsanı taganni etmek istiyorum derdim; maddeyi uykusundan uyandıran ve kâinata kendi ruhunu geçireni taganni etmek istiyorum. Ey bütün büyüklüğü ihata eden lisan! Sen bana yardım et!”
Metinde geçen bu sözcükler, yazarın insanlığa ve insana dair düşüncelerini ifade etmektedir. Yazar, insanlığın iyi ve kötü yönlerini bir arada görmekte ve her ne kadar insana güvenmese de insanlığı sevmektedir. Yazar, insanın cesaretini ve kâinata kendi ruhunu geçirme yeteneğini takdir etmektedir.
Yukarıdaki metin Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur romanından alınmıştır ve oldukça zengin bir dil, söz, sembol, imaj ve bağlam örgüsüne sahiptir.
Aşağıda bu kavramlara uygun sözcükleri ve neden bu gruplara ait olduklarını tek tek açıklıyorum
1. Dil (Toplumsal ortaklık taşıyan, genelleşmiş anlamlı sözcükler)
Dil, bir toplumun iletişim aracıdır; ortak anlam taşır ve bireye değil, topluma aittir.
Metinden örnekler:
insanlık, kader, hayat, makine, tabiat, yıldızlı gece, şair, destan, kültür
Açıklama:
Bu kelimeler her birey tarafından bilinen, toplumun ortak anlam verdiği sözcüklerdir.
Örneğin “insanlık” ya da “hayat” kelimesi bir bireye özgü özel anlam taşımaz; genel bir kavramdır.
“Makine”, “tabiat”, “şair”, “destan” gibi kelimeler de toplumun ortak söz varlığına aittir.
2. Söz (Yazara / kişiye özgü anlam kazandırılmış sözcükler)
Söz, dilin kişisel kullanımıdır. Yazar, kelimeye özel bir anlam, duygu ya da etki katabilir.
Metinden örnekler:
bağları çözüldü mü, makine oluyor ki, tabiat kuvvetleri, cesareti seviyorum, taganni etmek
Açıklama:
“Makine oluyor” ifadesi sıradan bir mekanik anlamda değil, duygusuzlaşmış insanı anlatmak için kullanılmış.
“Bağları çözüldü mü” de fiziksel bir bağdan çok ahlaki, toplumsal değerlerin çözülmesini anlatıyor.
“Taganni etmek” (şarkı söylemek) sözcüğü burada insanı yüceltmek anlamında özel bir söz kullanımıdır.
Bu örnekler yazarın kendi dilini kurduğu, sözcüklere kişisel anlamlar yüklediği kullanımlardır.
3. Sembol (Somut bir öğe aracılığıyla soyut bir anlamın ima edilmesi)
Sembol, bir nesnenin veya kavramın daha derin bir anlamı temsil etmesidir.
Metinden örnekler:
makine → duygusuz, mekanik insan
tabiat kuvvetleri → kontrolsüz güç, kaos
yıldızlı gece → evrenin büyüklüğü, varoluş duygusu